Deniz organizmaları, kuşlar ve memeliler ve yaşam çevreleri arasındaki ilişki karmaşıktır. Döküntü yağlara karşı verdikleri reaksiyon da böyledir. Diğerleri hayatta kalamazken bazı yaşam biçimlerinde davranış değişikliklerine neden olur.
Kuşlar
Yağ bir çok şekilde kuşları öldürür. Yağ kaplı kuşlar, yalıtım kaybı, boğulma veya yağdan doğrudan zehirlenmeyle ölebilir veya zehir etkileri yavrulara taşınabilir. Daha da kötüsü sudaki yağ, büyük ölçüde riski artıracak şekilde kuşların ilgisini çekebilir. Maalesef yağdan zarar görmüş kuşları temizlemek yalnızca yağ döküntüsünün kapsadığı küçük bir yüzdeye yardım eder. Temizlenen kuşlardan hayatta kalma oranı, ortaya konan zaman, çaba ve kaynaklara bakıldığında göreceli olarak düşüktür.
Büyük Göllerdeki ve Pasifik ve Atlantik sahillerindeki kuş türlerinden bir çoğu döküntülere karşı savunmasızdır. Bunlar, benekli ördek, testere gagalı ördek ve diğer dalıcı ördekler, dalgıç kuşları, martılar ve yumurta piçleri (grebes) gibi türleri içerir. Bu nedenle kritik vahşi yaşam alanlarında döküntülerden sakınılarak kuşlara zarar vermesinin engellenmesine önem verilmelidir ve döküntü oluştuğunda kuşları korkutup uzaklara kaçırmak gerekir.
Balıklar
İlk yaşam aşamalarında balıklar, su içerisindeki yağa karşı hassastırlar. Yumurtalar çatlamayabilir ve yavru balık ölebilir. Erişkin balıkların hareket yeteneği vardır ve genel olarak yoğun kirlilik alanlarından uzak dururlar. Yağ çözündüğünde veya yayıldığında solungaçlar vasıtasıyla alınabilir veya yenilebilir ve karaciğerde, safra kesesinde ve midede birikebilir. Bu etin bozulmasına neden olur ve balığı tüketim için uygun olmayan hale getirir. Sergileme sırasındaki haftalar içerisinde kendi kendilerini temizleyecek şekilde balıklar küçük miktarlarda hidrokarbonlar biçiminde parçalanabilirler.
Yumuşakçalar, kurtlar ve karidesler kıyıya yakın çökeltilerde veya bunların diplerinde yaşarlar. İstiridyeler, deniz tarakları, yengeçler, taraklar ve ıstakozları içeren bir çoğu ticari olarak öneme sahiptir. Bu canlılar, yağ katmanına doğrudan maruz kalarak, daha az yağın zehir etkisiyle veya çökelen yağ partiküllerini yiyerek bundan olumsuz etkilenebilirler. Yağ konsantresi düşükse, kaynak ortadan kaldırıldığında bir çoğu kendi kendisini temizleyebilir, fakat bozulma, bu organizmaların bir süre satılmasını engelleyen ciddi bir risk oluşturur.
Yağ balıkları doğrudan nadiren öldürmekle birlikte, üreme azalması ve güç kaybı gibi uzun süreli alt öldürücü etkileri olabilir ve beslenme ve solunumun her ikisini etkileyebilir. Limanlar ve haliçler gibi sürekli yağ kirliliği alanlarındaki balık nüfusu üzerinde uzun süreli ciddi etkileri olabilir. Sürekli kirlilik ayrıca, balıkların beslenme ve saklanma alanlarının ortadan kalkmasına neden olacak şekilde göl otu gibi deniz bitkilerine zarar verebilir. Bu etkilerin tümü çok ciddidir. Deniz yaşamının yaşamındaki belirli aşamalarda, örneğin yumurtlama mevsimi veya beslenme veya göç için toplanıldığında özellikle savunmasız olması yüzünden, döküntünün zamanı verdiği zarar bakımından kritik olabilir.
|